AŞILAMADA DÜN BUGÜN VE GELECEK?

Aşılamada dün bugün ve gelecek? Aşı konusu günümüz tıbbında ve tıp tarihinde en önemli konuların başında gelmektedir. Aşılamanın önemi ‘’aşılama bir hekimin insan sağlığına yapabileceği en büyük katkıdır ‘’ şeklinde özetlenebilir. Bunun nedeni başka hiç bir tıbbi tedavi veya cerrahi yöntemle mümkün olmayan ‘’bir hastalığın ortadan kaldırılmasının’’aşı ile gerçekleştirilebilir olmasıdır. Nitekim geçtiğimiz yüzyıllarda yüzbinlerce insanın ölümüne neden olan çiçek hastalığı aşılama sayesinde artık sadece tarih sayfalarında yer almaktadır. Eradikasyon hedefi konulan ikinci hastalık poliomiyelitte de (çocuk felci) bu noktaya çok yaklaşılmıştır. Kızamık için de tüm dünyada yoğun eliminasyon programı yürütülmektedir ve vaka sayıları dramatik şekilde azalmaktadır. Üstelik bu aşılama çalışmaları enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılan antimikrobik ilaçlarla kıyaslandığında çok düşük maliyetlerle gerçekleşmektedir. Dünyada şu an itibarı ile aşılama yolu ile önlenebilen 25 tane hastalık vardır. Kızamık, kızamıkçık, kabakulak , difteri , boğmaca, tetanoz, çocuk felci , hemofilus influenza tip b(menenjit ve solunum yolu hastalığı etkeni) , meningokok hastalıkları, pnömokok hastalıkları , influenza(grip), tüberküloz(verem), hepatit a , hepatit b , hepatit e , influenza(grip) , su çiçeği ve zona , rotavirus ishali , insan papilloma virus hastalığı (kadınlara serviks kanseri nedeni) , sarı humma , japon ensefaliti , kolera, kuduz, kene kaynaklı ensefalit, antrax(şarbon), tifo
Dünya sağlık örgütü,
Aşı uygulamalarını yaygınlaştırmak ve gündemde tutmak için her yıl aşı haftası düzenlemektedir.

Sağlıklı bir gelecek için aşılanın!

Aşılama ile önlenebilen hastalıklardan her yıl yaklaşık olarak 2-3 milyon insan ölmektedir. Dünyada her 5 çocuktan 1 tanesi aşılanamamaktadır. 2000 ile 2012 yılları arasında dünya çapında kızamığa bağlı ölümlerde yaygın aşılama programları ile % 78 azalma (2000 yılında 562000 , 2012 de 122000 ölüm) olmuştur. Ancak kızamık özellikle afrika ve asyanın bazı bölgelerinde halen yaygın olarak görülmektedir . Her yıl 20 milyondan fazla insan kızamıktan etkilenmektedir. 2013 yılında bile bir kaç avrupa ülkesinde büyük kızamık salgınları görülmüştür. Bu bölge 2015 yılında kızamığın eliminasyonunu hedeflemiştir. Dünya sağlık örgütünün amacı tüm dünya için kızamığı 1 milyonda 5 vakanın altına indirmektir. Dsö-amerika bölgesi kızamığın endemik dolaşımını durdurma hedefine 2002 yılında ulaşmıştır. Difteri boğmaca ve tetanoz aşılama oranları 2000 yılında %74 iken 2012 yılında %83 civarlarınayükselmiştir. 110,6 milyon çocuk aşılanmış iken, 22,6 milyon çocuk hala aşılama hizmetlerine ulaşamamıştır. 2008 yılında 1,5 milyon çocuk aşı ile önlenebilen hastalıklardan hayatını kaybetmiştir. Tüm dünyada yılda 2-3 milyon çocuğun ölümü difteri boğmaca tetanoz ve kızamık aşısı ile engellenebilmektedir.

5 yaş altı çocukların ciddi hastalığı olan çocuk felcinde(poliovirus) aşılama ile büyük başarılar elde edilmiştir. Dünya sağlık örgütünün 1988 yılında başlattığı global polio eradikasyon programı sayesinde bugün 10 milyondan fazla insan sakat kalmaktan kurtulmuş ve yürüyebilmektedir; 1,5 milyondan fazla çocuğun ise polio ile ölümü engellenebilmiştir. 1988 global polio eradikasyon gişimi öncesi her yıl 350000’ den fazla çocuk felç olmakta idi. O günden bu güne çocuk felci vaka sayısı %99 dan fazla azalmış ve 2013 yılında dünyada sadece 406 vaka bildirimi yapılmıştır. 2014 te sadece afganistan. , nijerya ve pakistanda çocuk felci endemisi görülmüştür. Dünyadaki tek bir çocuğun bile infeksiyonu, polio ile karşılaşma aç ısından dünyadaki tüm ülkelerin çocuklarını risk altına almaktadır. Çocuk felci eliminasyon proramındaki başarısızlık dünya çapında her yıl 200000 fazla vakanın ortaya çıkmasına neden olabilecektir. Dünya sağlık örgütü önümüzdeki 2013-2018 yılları için tüm dünyada polio virusunun tamamen ortadan kaldırılmasını hedeflemiş ve buna yönelik girişimlerini yapmıştır. Amaç hedefine ulaşır ise artık dünyadaki hiç bir çocuk için polio virus risk olmayacak önümüzdeki 20 yıl için 20-30 milyar dolarlık bir ekonomik tasarruf ta gerçekleşmiş olacaktır.

2020 yılına gelindiğinde bağışıklamanın dünya için önemi tartışılamayacak boyutlardadır. Amaç dünyadaki her bireyin öncelikle de çocukların var olan tüm bağışıklama fırsatlarını en yüksek oranlarda kullanmalarını sağlamak olmalıdır.

Ülkemizde bağışıklamanın son durumu nedir?

Ulusal aşı takvimi 2019 (TABLO)

Ülkemiz son 15 yılda aşı uygulamalarında büyük başarılara imza atarak, aşılama oranlarını %80 lerden (2002) , % 97 civarına(2012) taşımıştır. 2012 yılı aşılama oranları tüm dünya genelinde % 83 , üst gelir grubu ülkelerde ortalama %96, dsö avrupa bölgesinde %94 olarak rapor edilmiştir. Ülkemizde uygulanan ulusal aşı takviminin uygulama oranları ise % 96- 97 civarında değişmektedir. Ülkemizde sağlık bakanlığının aşı uygulamaları hastalık verileri değerlendirilerek bağışıklama danışma kurulu ve dsö’ nün önerilerine göre yapılmaktadır . Sağlık bakanlığının zorunlu aşı takvimi haricinde, isteyen bireylere sağlık profesyonelleri tarafından uygulanabilen özel aşı denilen bazı aşılar da ülkemizde bulunmaktadır. Rotavirus ishal aşısı (bebekleri ağır ishal mikrobuna karşı koruyan) , insan papilloma virus aşısı (kadınlarda serviks kanserinden koruyucu ) , meningokok bakteri aşısı( memenjit etkeni) , influenza(grip) aşısı , kuduz aşısı bunlardandır.

Ülkemizde çocuk felci hastalığının durumu nedir?
1963 yılında başlatılan bağışıklama çalışmaları ile vaka sayısı giderek azalmış özellikle de 1985 te başlatılan aşı kampanyasından sonra çocuk felci vaka sayısında büyük düşüş görülmüştür. Ülkemizdeki en son vaka kasım 1998 de bildirilmiştir. Yaklaşık 20 yıldır ülkemizde yeni vaka görülmemiştir. Ülkemizin de içinde bulunduğu dsö avrupa bölgesi 21 haziran 2002 tarihinde çocuk felcinden arınmış bölge ilan edilmiştir.

Ülkemizde kızamık aşısı uygulaması
Aşılama 1970 yılında başlamıştır.1985 yılında kızamık aşı kampanyası başlatılmış olmasına rağmen kızamık salgınları devam etmiştir. 2003 yılları öncesinde aşılama oranları % 80 dolayında ve bölgeler arasında da dengesizlikler ile seyretmiştir. 2005 yılında kızamık eliminasyon programı başlatılarak karşılaşılan olgu sayıları çok küçük rakamlara inmiştir. Kızamık vaka sayıları 2001 yılında 30509 iken, giderek azalmış 2006-2010 yılları arasında 10 lu rakamlar ile ifade edilmiştir. 2011 yılında istanbul’ da 80 vaka görülmüştür. 1 ocak 2012 -12 şubat 2013 tarihleri arasında toplam 1005 kızamık vakası (932 vaka yerli, 73 vaka yabancı uyruklu) bildirilmiştir. Ülkemizin 2012 nüfusu 75677384; nüfusun 24,9’ u da 14 yaş altındadı r. Bu oran dünya genelinde bakıldığında %27, avrupa birliği ülkelerinde % 15,4 , üst gelir grubu ülkelerde %17 dir. Ülkelerin genç nufusu arttıkça aşı ile önlenebilir bulaşıcı hastalıkların önüne geçmek ve o ülke çocuklarının sağ kalımı açısından daha önemli olmaktadır.
2012 sağlık istatistiklerinde (dsö 2012 verileri ) 5 yaş altı ölüm hızı aşağıdaki gibidir:
Ülkemizde 5 yaş altı ölüm hızı % 0,14 (bin canlı doğumda 14 ) ,
Dünya genelinde % 0,51
Üst gelir grubu ülkelerde %0,06
Dsö avrupa bölgesinde %0,13
Ülkelerin gelişmişlik düzeyi ve sağlık hizmetlerinin kalitesi açısından 5 yaş altı ölüm hızları en önemli istatistiki parametrelerdendir.
2011 de ülkemizde dsö verilerine göre 1 difteri vakası , 111 kızamık vakası , 128 sıtma vakası , 1609 kabakulak vakası, 242 boğmaca vakası , 1 doğumsal kızamıkçık vakası , 1734 kızamıkçık vakası , 24 tetanoz vakası , 15054 tüberküloz vaka bildirimi yapılmıştır.

Mail Bırakarak
Bültene Kaydolun!

Sağlıklı Günler