ANNE SÜTÜ İLE BESLENME HER BEBEĞİN EN DOĞAL HAKKIDIR. Gebelik boyunca büyük bir özlem duyarak bebeğini dünyaya getiren annenin bebeğine verebileceği en değerli armağan anne sütüdür. Sağlıklı yenidoğan bebek için en ideal besin anne sütüdür ve bir damlası bile çok değerlidir.Anne sütü ilk 4-6 ay boyunca bebeğin gelişiminde gerekli olan tüm gereksinimleri karşılar(D vitamini hariç) . Başarılı bir emzirme dönemi için anne ve bebeğin doğar doğmaz buluşması ve ilk 1 saat içinde anne memesini bebeğin tutması sağlanmalıdır.
Başarılı emzirme, annenin bebeğini emzireceğini düşünmesi ve bunu başaracağına inanmasıyla başlar. Annenin fiziksel ve duygusal olarak çok hassas olduğu doğum sonrası ilk günlerde deneyimli bir yakınından veya bilgili sağlık personelinden emzirme ile ilgili destek alması özgüvenini arttıracaktır. Sağlıklı her anne bebeği için yeterli süt üretebilir.
Yaşamın birinci saatinde başlayan ve 2 yaşa kadar sürdürülen anne sütü ile beslenme bebeğin fiziksel ve bilişsel gelişimi için yeri doldurulamayan bir beslenme şeklidir.
ANNE SÜTÜ yaşayan bir sıvı özelliği gösterir. En pratik ve ekonomik beslenme şeklidir. Yapısı sürekli sabit bir içerikte olmayıp, bebeğin büyüme ve gelişmesine parelel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde değişkenlik gösterir. Kolostrum (ağız sütü) annenin doğumdan sonraki birkaç gün boyunca ürettiği süttür, rengi koyu, sarımtırak veya berraktır.kolostrum antikorlardan ve alyuvarlardan zengin içeriğiyle bebeği ilk günlerde infeksiyonlardan korur, barsakları temizleyici özelliği vardır, içerdiği büyüme faktörleri barsağın olgunlaşmasına yardım eder , alerji ve entoleransı önler. A vitamininden zengin içeriği de enfeksiyonlara karşı koruyucu bir bariyer oluşturur. Olgun süt , doğumdan 3-4 gün sonra üretilmeye başlayan süttür , bu dönemde annenin sütü artar, göğüsler sert ve ağır hissedilir. ÖN SÜT emzirmeye başlandığında ilk gelmeye başlayan ; protein, laktoz, diğer besin içerikleri ve sudan daha zengin olan süttür, SON SÜT öğün sonunda salgılanan daha beyaz ve yağlı süttür, bu yağ anne sütü ile alınan enerjinin büyük kısmını karşılar, bebekte doyma hissi sağlar. Bu nedenle bebeği memeden kısa sürede ayırmamak gerekir, bebek kendi bırakana kadar memede tutulmalıdır.
Anne sütü daima uygun sıcaklıktadır ve hazırlık süresi gerektirmez. Her zaman taze ve bulaşıcı hastalık yapan bakterilerden yoksundur , içeriğinde bulunan prebiotik ve probiotikler bebeğin bağışıklığını destekleyerek infeksiyonlara karşı dayanıklılığını arttırır. Bebeğin büyüme ve gelişmesini etkileyen hormon ve büyüme fasktörleri içerir ki bu da bebek için ideal bir büyüme gelişme sağlar. Anne sütü ile beslenen bebeklerin ileriki yaşlarda alerjik hastalıklara ve kronik hastalıklara yakalanma sıklığı mama ile beslenenlerden daha azdır. Anne sütü ile beslenen bebeklerde yaşamın ilk yılında ishal, orta kulak iltihaplanması, zatürre, bakteriemi, menenjit gibi hastalıklar daha az görülür.
Anne sütünün mineral bileşimi diyetinden çok etkilenmez(selenyum ve iyot dışında). Bu düzenleme annenin mineral depoları kullanılarak sağlanır.
Anne sütündeki vitamin miktarı annenin vitamin alımı ve beslenme durumu ile ilgilidir. Annenin beslenmesi iyi ise vitamin düzeyleri de sabittir , genel olarak K ve D vitamini dışında diğer vitamin düzeyleri normal düzeylerdedir. Bu nedenle her yenidoğan bebeğe K vitamini eksikliğine bağlı kanamayı engellemek için K vitamini kas içine yapılmalıdır. Bebeklerin hayatın özellikle ilk yılında D vitamini almaları da gerekir.
Anne sütü alan bebekler formula ile beslenen bebeklere göre daha iyi bir zeka gelişimi gösterir. Konuşma sorunlarına da daha az rastlanır.
Ayrıca anne sütüyle beslenme çene ,dişeti ve diş gelişimini de olumlu yönde etkilemekte, ileri yaşta görülen diş çürüğü riskini de azaltmaktadır.
Emzirmenin hem anne hem de bebek açısından psikolojik faydaları çok iyi bilinmektedir.anne kşisel olarak bebeğini beslemekle meşgul olup önemli olma ve başarma duygusu yaşarken , bebek te annesi ile yakın ve rahat bir fiziksel ilişki sağlamış olur, güvende olma duygusu gelişir.
• doğumdan sonra en kısa sürede anne bebek buluşması sağlanmalıdır. Bebeğin emmeye en istekli olduğu ilk bir saatte memeye tutturulmalıdır.
• Tıbbı gereklilik olmadığı sürece bebeğe emzirmeye başlamadan su, şekerli su , mama gibi besinler verilmemelidir.
• Özellikle doğumdan sonraki ilk 15 -20 gün , bebek aradıkça anne emzirilmelidir. Sabit zaman aralıkları yapılmaya çalışılmamalıdır. Her iki meme de emzirilmelidir, sonraki dönemlerde artan ve değişen süt yapısı nedeniyle tek meme emzirme ile de devam edilebilir ve bebek tek memenin sütü ile doyabilir. Emme süresi bebeğe bırakılmalıdır. Beslenme aralığı bebeklerin büyük çoğunluğunda kendiliğinde 2-3 saat araya iner , çok az bebekte bu düzen oturtulamayabilir.
• Anne sütü ile yeterli büyüme ve gelişme sağlanabiliyorsa yaşamın ilk 6 ayında (sindirim fonksiyonlarının hızla olgunlaştığı dönem) bebeğe su dahil hiç bir ek besin verilmemelidir.Çok sıcak günlerde dahi emzirme yolu ile bebeğin su ihtiyacı da karşılanabilir.
• Anne sütünün yeterliliği konusunda emme sıklığı ve emme süresi belirleyici değildir, yaşamının ilk 6 ayında 600-1000 gr arasında tartı artışı olan bebeğin anne sütünün yeterli olduğu düşünülür.
• Başarılı bir emzirme için hiç bir faktör , mutlu ve rahat bir ruhsal durum kadar önemli değildir. Sağlık profesyonelleri özellikle ilk haftalarında anneleri endişeli olduğu konularda bigilendirmeli ve rahatlatmalıdır.
* Emzirmeye başlama doğum sonrası kanamaları azaltır ve hızla rahmin toparlanması sağlanır. *annenin psikolojisini olumlu etkiler , anneyi güzelleştirir..
*yumurtalık kanseri ve menopoz öncesi kadınlarda meme kanseri riskini azaltır.
*tek başına anne sütü ile bebeğini uzun süre emziren annelerin gebelik öncesi ağırlığa dönmeleri kolaylaşır.
*Düzenli emzirme annenin yeniden gebe kalmasına engel olarak , doğal korunma sağlayabilir.
Anne sütünün yetersizliği;
Anne ya da bebeğe ait nedenlerle göğüsler yeterince boşaltılamıyorsa süt yapımı azalır. Memeden yeterli süt salgılanmasının en önemli uyaranı bebeğin anne memesi ile buluşması ve annenin memesinde oluşan dolgunluğu azaltacak kadar emmesidir.
Annenin düşük kalorili diyeti, duygusal travmalar , aşırı yorgunluk , yetersiz sıvı alımı da süt salgılamasını olumsuz etkiler.
Annede Meme başı çatlakları oluşmadan meme bakımı uygun şekilde yapılmalıdır. Meme başları sabun, alkol ve antiseptik ürünler ile temizlenmemelidir.
Memelerin sürekli olarak temizlenmesi önerilmez , annenin beden temizliği için alacağı duş yeterlidir ; ancak el temizliği çok önemlidir ve her emzirme öncesi eller çok iyi bir şekilde yıkanmalıdır.
Emziren Annenin Diyeti ;
Anneler, özellikle bebeğin sadece emzirilerek beslendiği ilk 6 aylık dönemde kilo kaybettiren diyetlerden kaçınmalıdır.Emzirme döneminde normal enerji gereksinimine 300-500 kalorilik ek enerji desteği yapılmalıdır. Günlük enerji alımı 1800 kalorinin altına düşmemelidir.
Diyetteki yağ alımı anne sütünün yağ bileşenlerini etkiler . Annelere haftada 2 kere yağlı balık veya 200mg/gün DHA takviyesi (1 gr balık yağı) anne sütü yağ içeriğini de zenginleştirir. Tercih edilecek balıklar içeriğindeki civanın çok düşük olması nedeniyle somon , alabalık, mezgit, hamsi olabilir. Ton balığı, köpek balığı , kılıç balığı, büyük uskumru hiç tüketilmemelidir.
Her besin grubundan yeterli ve dengeli olarak tüketmelidir.
Sütteki protein ve karbonhidrat miktarı annenin diyetinden etkilenmez.
Günlük sıvı alımı yaklaşık 3 litre olmalıdır.Tüketilebilecek en uygun sıvılar içme suyu , taze meyve suları, süt ve sütlü içecekler, ayran , kefir ve diğer probiyotikli içeceklerdir.
Kahve , çay , kola gibi içeceklerin tüketiminden kaçınmalıdır (günde 2 fincandan fazla kahve tüketmemeli, günlük kafein alımı 200 mg ın üzerine çıkmamalı) . Bitki çayları içinde 250 ml/gün gibi sınırlamalar önerilmiştir(ıhlamur, portakal kabuğu, turunçgil çayları, kuşburnu , melissa çayı filtre edilerek içilebilir) .
Emzirme döneminde bitkisel destekler kesinlikle önerilmemektedir.
Doğum sonrası ilk 6 ayda annelere günde 1200IU DEVİT 3 önerilir.
EMZİRME İLE İLGİLİ HATALI UYGULAMALAR • emzirmeye geç başlanması
• ilk emzirmeden önce şekerli su ya da formula verilmesi
• annelerin ''sütlerinin az salgılandığı , bebekleri için yeterli olmadığı / olamayacağı kaygısını '' taşımaları
• Emzirme tekniğindeki yanlışlar ( yol açtığı sorunlar nedeniyle emzirme başarısı azalır ) meme başı çatlakları , meme dolması ve boşalamaması nedeniyle süt salgılanmasının azalması gibi.
EMZİRME DÖNEMİNDE İLAÇ KULLANIMI !
Annenin ilaç kullanımı anne sütü aracılığıyla bebekte istenmeyen etkilere neden olabilir. Bebeğe geçen ilaç miktarı ilacın anne sütündeki konsantrasyonu ve bebeğin tükettiği süt miktarıyla doğrudan ilişkilidir. Genellikle annenin aldığı ilaç dozunun %1-5 gibi az bir miktarı süte geçmesine rağmen ; bebeğin daha az gelişmiş karaciğer ve böbrek fonksiyonları nedeniyle bu miktarlar bile zararlı olabilir. Bu nedenle anne reçetesiz hiç bir ilacı (bitkisel olanlar buna dahil) almamalı, kendi hekimini de emzirme konusunda uyarmalıdır.
Annenin mutlaka ilaç kullanması gereken durumlarda bebek için daha az istenmeyen etkileri olan ilaçlar tercih edilmeli, sütte ilaç konsantrasyonunun yüksek olduğu zamanlarda emzirmekten kaçınılmalı(ilaç alımından sonraki 1-3 saat) , mümkünse günde tek doz alınan ilaçlar tercih edilmeli ve bu ilaçlar bebeğin uzun uyku periyodundan önce alınmalıdır.
BEBEK NE ZAMAN ANNE SÜTÜ İLE BESLENEMEZ?
Annenin bebeğini sütü ile besleyemeyeceği durumlar çok nadirdir. Annenin HIV hastalığı, tedavi edilmemiş aktif tüberküloz hastalığı , meme bölgesinde herpes(uçuk) virus enfeksiyonu , annede ağır psikotik veya nörotik hastalık, annenin kanser tedavisi yada radyoterapi alması gibi durumlar ile bebekte galaktozemi ve bazı metabolizma hastalıklarında anne sütü verilmemelidir.
Temizliğe dikkat edilerek sağılan süt oda sıcaklığında sert plastik veya cam kaplar içinde 6-8 saat (optimal süre 3-4 saat) , buzdolabında 7 gün kalabilir.
Sağlıklı Günler